Davet aldık, Osmanlı'nın Türkleştirdiği Avrupa'ya soydaşlarımızı, karındaşlarımızı görmeye gidiyoruz... Heyetin çoğunluğu Rumeli Türkü. Akrabalarını, yakınlarını görmeye gidiyorlar...

Osmanlı'nın Türk toprakları yaptığı Avrupa'ya yani Serhat Boylarına ulaştığımızda, Üsküp sanki bir Türk şehri... Baka baka
doyamıyorsunuz. Sonra yolumuz Makedonya'nın turistik şehri Ohri'ye düştü... Ohri masallar şehri, sevdaların, güzelliklerin
yükseldiği bir şehir... Bir zamanlar Yugoslavya sınırları içinde yer alan Makedonya... Ayrılıkçıların böldüğü güzel ülke...
Ya ben... Çok heyecanlıyım... Avrupa Kıtası'na, özellikle Serhat Boylan'na ilk seyahatim... Ecdadımızdan kalan bakiyeyi, yani evladı fatihanı ziyarete gidiyorum...

HABER geldi, serhat boylarından. Türklerin Türk Partisi (Türk Demokrasi PartisO'nin kongresi varmış... Akıncı beylerinin torunu TDP'nin Genel Başkanı Erdoğan Saraç...Türkiye milletvekillerini kongreye davet ediyormuş...

Haber kaynağı Manisa milletvekilimiz Ali Serdengeçti. (Göçmen Ali). Rumeli göçmenlerinden. Davasının askeri, gönül eri, mücadele adamı... Ruhu güzel, kendi güzel, yiğit, ülkücü...
Ben şahsen bu haberi duyunca tarihin derinliklerinden akıncıların haykırışlarını duyar gibi, vatan yapılan topraklan görür gibi oldum. Bir an ruhum serhat boylarında dolaştı. Lakin bedenimi anavatandan ayırmaya gücü yetmedi ki, uçağa mahkûm olduk. Demir kuşla uçmaya razı olduk- TBMM Genel Kurul çalışmalan çok yoğun bir tempo içersinde yapılırken, "Böyle bir haberin varlığı bizi kimler hangi milletvekilleri ile birlikte gideceğiz?" sorusunu aklımıza düşürdü. Bir de ne göreyim, DSP İstanbul Milletvekilleri Sayın Bahri Sipahi ve Sayın Kemal Vatan beyler hazır vaziyette.
Diğer yandan ANAP Milletvekili eski bakanlarımızdan Sayın Lütfullah Kayalar. İşin ilginç tarafı hepsi de Rumeli Türkleri'nden. Ve MHP milletvekilleri. Antalya milletvekilimiz Sayın Nesrin Ünal Hanımefendi ve Manisa Milletvekili Sayın Hüseyin Akgül.
Hareket İstanbul Havalima-m'ndan. Hareket saati 16.40. Hepimiz vaktinde buluşuyor ve kucak-laşıyoruz. Çocuklar gibi sevinçliyiz. Özellikle bendeniz çok heyecanlıyım. Çünkü Avrupa Kıtası'na ve özellikle Serhat Boylan'na ilk seyahatim. Aklıma ve gönlüme hemen güzel bir beyit düşüyor. Üsküplü büyük şairimiz, merhum Yahya Kemal Beyatlı'nın...
"Bin atlı o gün çocuklar gibi şendik..
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik."
Ordu yenmek için şen olmadık, fakat ordular yenen ecdadımızdan kalan bakiyeyi yani evladı fatihanı görmeye gideceğimiz için ziyadesiyle şendik. THY uçağına biniyoruz, hedeflediğimiz menzile ulaşmak için.
Hosteslerimiz güleryüzle, "Hoş-geldiniz" diyorlar ve bizleri yerlerimize oturtuyorlar. Her şey çok güzel. Çünkü her şey insana hizmet ediyor. Besmele ile havalandık. Ve hemen sordum:

Üsküp'e ne zaman varırız?
Hemen cevap geldi.
-Bir saat on dakikada...
Hayret ettim ve içimden, "Vay canına" dedim. Çocukluğumuzdan beri hayal kurup üzüntüyle tasavvur ettiğimiz Osmanlı'nın fethettiği topraklara böylesine kısa zamanda ulaşmak.
Yüreğimin gizliliklerinde acılarla kıvrandım...
Ve, "Bugüne kadar niçin gidemedim" diye hayıflandım.
Hemen tedavi edici ve kuvvetlendirici  cümleler zihnimde ve gönlümde kuruluverdi:
Altaylar'dan Tuna'ya Yeniden bütün dünya Görsün güzel bir rüya. Bu rüya Türklüğün şahlanış rü-yasıır. Bu rüya 21. yüzyıla Türk mührünün vuruluş rüyasıdır. Zih-nimdeki zaman tünelinde süratimiz ışık hızından ileri olsa gerek, uçaktaki sohbetimizde hiç engel teşkil etmeden saniyeler arasında 500 yıl öteye ve hemen sonra yerimize dönebildik. Sağ tarafımda Bahri Sipahi bey, sol tarafımda Kemal Vatan bey ve Lütfi Türkkan Bey oturuyor. Solumda bir yabana ve arkamda Lütfullah Kayalar ve Nesrin Ünal Hanım oturuyorlar.
Sohbetimiz son derece samimi. Her türlü politik mülahazadan uzak. Birbirimize kenetlenmiş vaziyetteyiz. Ben, Meclis'teki Berber Hüseyin Efendi meselesini fıkra-laştınp   anlatırken neşe-i muhab-bete tuz katmak istiyorum. Bu arada ilginç şeyler öğreniyoruz. Ve hükümet ortağı diğer partili arkadaşlarımızı yakından tanıma imkânı elde ediyoruz.

Bahri Sipahi Bey'e soruyorum.
"Sayın Sipahi, Serhat Boylarını ziyaret aşkı nereden doğdu? Haydi biz Turancıyız, ya size noldu?
Bir cevap ki sorduğuma pişman oldum. Sayın Sipahi dedi ki:
"-Ben Sancaklıyım. Sancak'ta doğdum.   Oralardan   anavatana
bete tuz katmak istiyorum. Bu arada ilginç şeyler öğreniyoruz. Ve hükümet ortağı diğer partili arkadaşlarımızı yakından tanıma imkânı elde ediyoruz.
Bahri Sipahi Bey'e soruyorum.
"Sayın Sipahi, Serhat Boylarını ziyaret aşkı nereden doğdu? Hay-
geldim. Çocukluğumda Sancak'ta-ki akrabalarıma söz vermiştim," 'Büyüyünce Türkiye'de mebus olacağım' diye. Şimdi sözümü tuttuğumu anlatmaya gidiyorum."
Kemal Vatan. Ohrili. Ohri'de doğmuş büyümüş. Liseyi orada bitirmiş. Sonrası İstanbul. Ve büyük adam olmuş. Alnının akıyla akra-ba ve heınşerilerinin arasına anavatanına gönül rahatlığı içerisinde gidiyor. Lütfullah Kayalar. Yozgat Milletvekilimiz, eski başarılı bakanlarımızdan. Hayret, o da Rumeli



Türkleri'nden. Rumeli'den göçe mecbur kalan ve önce Samsun'a, sonra da Yozgat'a yerleşen dedelerinin hatırasına sahip çıkıyor. Ve dedelerinin doğduğu topraklara sıla-i rahim yapıyor. Bu güzel ve değerli bilgilerle buluşunca partisi farklı ama gönül yapısı aynı ve müşterek bir davanın mücadelesini birlikte veriyormuşuz da haberimiz yokmuş zehabına kapıldık. Ve hemem zihnimde o muhteşem cümle, büyük bir pankart açtı: "Her şeyin ifratı vardır. İrtibatın ifratı yoktur."
Asrımızda bu cümlenin ifadesi iletişimdir. İnsanlar arasında ne kadar konuşulursa o kadar çok birbirlerine faydalı olurlar. Çünkü birbirinden haberi olmayanın karşısındaki insanın halinden, fikrinden, görüşünden haberi olması mümkün değildir. Sohbetimiz bütün canlılığıyla devam ederken bir anons duyduk:
"Sayın yolcularımız, Üsküp Havalimanına inişe geçmiş bulunuyoruz. Lütfen kemerlerinizi bağlayınız ve koltuklarınızı dik duruma getiriniz!."

Serhat boylarına sefer

AHMET ÇAKAR RESMİ WEB SİTESİDİR
shape
ANA SAYFA       |    YAZILARI      |   BASINDAN     |      BİYOGRAFİ   |    ANİMASYON